Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ceren ve Lise Arkadaşları 2

İş çıkışı kuaföre uğrayan ceren’I kapıda karşıladım. Hafif de bi makyaj yaptırmış.

“çok tatlı olmuşsun”

“bakalım akşamki avareller de beğenecekler mi? ”

çırılçıplak gardrobun aynasında kendini seyrediyordu. Manken değildi, 1,60 boyu, kahverengi kendinden dalgalı gür saçları, çıkık alnı, hafif çukur yanakları ve doğal dolgun dudakları ile çok çekici bir yüzü vardı. Güzel değil illa, yani evet güzel de, aslında güzelden de farklı, buram buram seksi evet böyle diyebiliriz, kadınsı. Yumuşacık tenine dokunan genelde elektirik çarpmış gibi olurdu. Diri göğüs uçları hep dimdikti ve “sütyensiz dolaşamıyorum sokakta” diye bundan da çok şikayetçiydi. Itiraf etmek gerekirse, bant falan kullanmazsa sokakta sütyensiz dolaşması sakıncalı gelişmelere sebep olabilirdi. Beli hala bu yaşta bile genç kız beli kadar ince ve sürekli sporla squad’la şekillendirdiği kalçaları da vücuduna ayrı bir dirilik katıyordu.

Gece içi hazırlık amacıyla geçtiği ayna karşısında bütün giysilerinden kurtulmuş, tüm vücudunu, kalçalarını dikkatle inceliyor, arada bir göğüslerine dokunuyordu. Bu akşama özel tüylerini şekilli aldırmıştı. beyaz teninin üzerinde bacakarasından yukarı ip gibi görünen tüy demeti çok çekici görünüyordu.

“çok çekici görünüyor” dedim ellerimi bacak arasına sokup ıslaklığından yukarı tüylerini okşayarak.

Kikirdedi.

“ay hadi geç kalıcaz, seçtin mi bakalım bu akşamki cicilerimi?” telaşlıydı sesi

Ceren’in iç çamaşırlarını seçmek benim görevimdi. Günlük pamukluları hariç iç çamaşırı koleksiyonu tamamen benim eserimdir de diyebiliriz. Alışveriş sitelerinden, yurtdışına gidince fetiş mağazalarından almak zaten dert değil, ama herhangi bir avm’de vitrinde çekici bir şey gördüğüm anda hiç çekinmeden mağazaya dalarım, içerisi kalabalıksa gözüme kestirdiğim bir tezgahtara yanaşır, yardıma ihtiyacı olan kedi pozları ile hızla işimi bitirip çıkmam için bana yardımcı olmasını rica ederim.

İşte şimdi bu zengin iç çamaşırı koleksiyonu önümde ve karar vermeye çalışıyorum. Renk renk, kırmızı, yeşil (evet yeşil bunu alırken ne düşündüm acaba), mor, beyaz, siyah, çeşit çeşit, dantel, tül, string, saten, fiyonklu, tüylü, deri, takımlar, babydoller, jartiyerler.

“oysa bu yatırımlar gereksiz, en babası otuz saniye durmuyor ki” ceren itiraz etmiyordu bu koleksiyona ama zaman zaman çok da gerekli değil derken böyle diyordu

“iç çamaşırına kadar çıktıysa zaten erkeklerin gözü onları görmüyor”

Gene de iç çamaşırlarını seçmek ve almak, maceralarımızdan hangilerini giyeceğine karar vermek ve öpüp okşayıp çamaşırlarını elllerimle giydirmek asla vazgeçmeyeceğim özel zevkimdi. Bu sefer de öyle oluyordu, “bunlar” dedim transparan pembe külot ve takımı yarım sütyeni göstererek.

“o sütyeni yanıma alırım. Eğer işler yolunda giderse tuvalette değiştiririm. Yoksa lokantada film gibi seyrederler beni”

Hiç konuşmadan, külodunu, sütyenini, File çorabını, mini eteğini, göğüs dekolteli şeffaf beyaz gömleğini yavaş yavaş ve okşayarak giydirdim. Kırmızı topuklularını da giyince bir ıslık çaldım

“afrodit misin mübarek”

“hadi geç kalmayalım”

“heyecanlı mısın?

“hem de nasıl, sen değil misin?”

“ölecek gibiyim. Umarım yayın mekanıizması çalışır”

Kahkaha attı “Olmazsa kocam istedi derim filme çekerler” ekledi “manyak, sapık, pezevenk”

Gülerek küçük yumruklarla beni döverken sarıldım, tam öpecekken çekti kendini

“ay dur rujla uğraşamam şimdi bi daha”

üzerine geçirdiği pardesüsü ile gayet hanım hanımcık görünüyordu, onu tepebaşında bırakacaktım, oradan restorana yürüyüşü pardesü kamuflajı ile sorunsuz olurdu. Içim rahat olmalıydı, hem bu çocuklardan bir terslik çıkmazdı. “yakınlarda bulunsam daha iyi olmaz mı?” soruma arabada tepebaşına doğru giderken böyle yanıt veriyordu.

“git eve ve keyfine bak” dedi telefonu çalmadan hemen önce, trt’nin ordan sağa dönerken trafik sıkışmıştı. Odakule’nin karşısında durmamıza saniyeler kalmıştı.

“aaa merhaba burak geldiniz mi? tamam ben taksiden inmek üzereyim şimdi, beş dakikaya oradayım”.

inerken hızlı ve hafif bir öpücük kondurdu dudağıma, rujun izi kalmayacak kadar hafif bir öpücük. “o ruj bu gece nerelere bulaşacak acaba” diye geçirdim içimden.

Dönüşte trafiğe takıldım, yarım saatte geldiğim yolu karnımda kelebekler uçarak iki saatte anca alabildim. Çok heyecanlanmıştım, eve kendimi zar zor attığımda telefona gelen mesaj ise iyice elimi ayağıma doladı:

“her şey yolunda. Tuvalette sütyeni değiştirdim şimdi.”

Ben laptopu açıp içkimi koyana kadar ikinci mesaj da geldi

“çıktık, otele gidiyoruz, orda içmeye devam edicez? :)”

Çantasına odadan yayın yapacağı bir düzenek kurmuştum, ama işler yolunda gider mi? görüntü nasıl olur, açıyı ayarlayabilir mi? adamlar farkeder mi? bin bir türlü soru, endişe, merak heyecan. Viskimden kocama bir yudum aldım.
Yaklaşık yarım saat sonra ekran bir titredi, ceren’in telaşlı yüzü göründü bir, arkasında iki adam. Çantayı odanın olabilecek en merkezi yerine koyup çaktırmadan kontrolünü de yapmıştı ceren.

“harika burası çocuklar” dedi adamlara dönüp

“evet” dedi burak. “iyi akıl ettin de bu süiti ayarladın harun evden farkı yok”

Geniş bir oda ön tarafta ofak bir masa üzerinde konyak şişesi bardaklar ve çikolatalar, sigara paketleri. Ikili bir koltuğa ceren tek başına oturmuş, koltuğun arkasında geniş bir yatak. Burak ve harun masaının etrafındaki diğer koltuklarda.

“ceren sen restoranda lavaboya gittiğinde bir konfigürasyon değişikliği mi yaptın?” burak çapkın çapkın ceren’in şeffaf gömleğinden taşan yarım sütyenine bakarak sordu.

“ahahahha ay evet şekerim, restoranda seyirlik olmiim diye çok açık sütyen giymemiştim. Otele gidelim diyince haruncumun gözleri şenlensin bari dedim”

“o zaman, yarım sütyenine ve harunun gözlerine içelim. Haydi fondip” kadehini kaldırdı, ceren kadehini bırakır bırakmaz da hemen dolduruverdi tekrar

“ay napıyosun burak, sarhoş mu edicen beni?”

“evet” dedi burak “sarhoş olursan verirsin belki” kahkaha attı, “ne kadar terbiyesiz” diye geçirdim içimden

“sen avcunu yala” dedi ceren. Ikinci kadehi kafasına dikip.

“tatlım, sarhoş etmenize gerek yok kadınları, bir kaç hoş laf yeterli. hahahaha” diye ekledi gülerek

“tatlı lafla uğraşamam ben” dedi burak cerenin kadehini doldururken

“ayı” dedi ceren gülerek “sarhoş olup sızarsam görürsün”

“aman ortak” burak telaşla “sızdırmayalım cereni”

“yoksa elinize kalırsınız”

“sarhoş olmazsan?” burak yarı ciddi

“o zaman en azından sızmamış olurum, ay sen hep ayıydın böyle burak” ceren bacak bacak üstüne atarken iki erkeğin bakışlarının aynı yere odaklanmasını yakalamıştı, fırsatı hiç kaçırmadı.

“ay ne oldu hipnotize mi oldunuz?”

“yok” dedi harun “bahse girmiştik, siyah mı başka bir renk mi diye?”

“eee?”

“pembeymiş”

“evet canım ikinci sütyenin kombini”

“ikinci sütyene” kadeh kaldırdı harun

“beni sarhoş etmeye çalışırken siz sarhoş olmayın canım, sonra hüsran olmasın” işaret parmağını gösterip büzdü kahkaha atarken. ceren çok eğleniyordu belli.

“hakikaten ne güzel oldu” dedi harun “lisenin üzerinden yirmi yıl geçmiş. O zaman sınıfın en güzel kızı ile oturduk içiyoruz”

“aaaa sınıfın en güzel kızymış yalana bak, hepiniz esranın dibinden ayrılmıyordunuz”

“olur mu canım ikimizin de gözü vardı sende”

“hadi be nasıl gözmüş o, o kadar frikik verdim bir kere bile yakalamadınız”

“öyle miii, nasıl frikiklerdi onlar hiç katırlamıyorum” burak hedefe odaklanmıştı.

“ay bir sürü bir sürü”

“göstersene” burak gayet ciddi

“şimdi mi?”

“evet, çok merak ettim”

Ayağa kalktı ceren “sizi görünce kırıtırdım böyle” yürümeye başladı her adımda kalçalarının iki yöne hareketlenmesi çok tahrik ediciydi. Islık çaldı burak “uff yavrumm”

“ayı” dedi ceren “o zaman dicektin bunu”

“başka” burak merakla

“mesela sıraya oturduğumda eteğim hep sıyrılırdı böyle” koltuğa otururken külodu ortaya çıkacak kadar sıyrılmıştı eteği, elleri ile toparladı hemen.

“külodun görünmezdi” harun etkilenmşti manzaradan

“yoo görünürdü de siz bakmazdınız”

“vay babam biz ne fırsat kaçırmışız” burak viskisinden bir yudum alırken

“o gösterip vermeyen esra yellozunun dizinin dibinden ayrılabilseydiniz”

“sen hem gösterip hem veriyor muydun?” burak alkolden ve heyecandan zor konuşuyordu

“ikinizden birine vermeye çok kararlıydım” ceren’in geri adım atmaya hiç niyeti yoktu.

Iki erkeğin de heyecanlandığı kameradan bile belli oluyordu. Burak bi sigara yaktı.

“bazen” dedi ceren “gömleğimin bir düğmesini açardım. Sonra kalemimi yere atıp eğilirdim, harun sen yan sıradaydın gözucuyla baksan memelerimi seyret diye”

“hiç farketmedim ya”

“evet, geceleri yatağımda çok ağlamıştım”

“yazık sana”

Bi kere sizi karşılıklı mastürbasyon yaparken yakalamıştım spor salonunda”

“yaa evet ne utanç”

“o gece çok zor geçmişti” dedi ceren gülerek “ateşten yatak yorgan yanacaktı nerdeyse”

Bir sigara yaktı ceren, alkolden ve belki de biraz utandığından yanakları kırmızılaşmıştı

Burak birden ayağa kalktı ve cerenin yanına, ikili kanapeye ilişiverdi.

“belki de bu gece o zor geçen gecenin rövanşıdır” dedi

“nasıl yani dedi” ceren

İki parmağının üstü ile cerenin elinden başlayıp omzuna kadar şöyle bir okşadı

“o gece hayal ettiklerin belki bu gece gerçek olur”

“pek sanmıyorum” dedi ceren inler gibi

“neden?” burak parmakları ile cerenin boynuna dokunuyordu.

“utanırım” ceren adamın dokunuşlarına odaklanmıştı. Burak hafifce cerenin yanağını okşadı ve kulağına dokundu.

“ayyy kulağım çok hassas” geri çekildi ceren. Harun hemen atılıp cerenin diğer tarafına oturdu fırsat bu fırsat diyerek.

“lütfen ceren hanımın hassasiyetlerine dikkat edelim ortak” elini cerenin bacağına koydu “ne kadar güzel bir çorap bu”

“beğendin mi haruncum” ceren ilgiden hoşnuttu

“evet çok sevdim” harun elini cerenin bacağından ayırmadan okşamaya devam ederek.

“harika, devam et o zaman” ceren sesi tireyerek. Harun cerenin eteğinin altından çorabın bittiği yere ulaşmıştı. “tenin ne kadar yumuşak”

Bu sırada burak da cerenin diğer bacağını okşamaya başlamıştı. Ceren iki adamın ortasında kafasını geriye atmış iki adamın okşamalarına göğsünün derin derin inip kalkmalarıyla tepki veriyor, bacaklarını zaman zaman açıp kapatarak ellerin hareketlerini bir zorlaştırıp bir kolaylaştırıyordu. Konuşmalar kesilmişti, odada sadece açtıkları radyodan dökülen saksafon sesi vardı.

Iki erkek avlarını ürkütüp ellerinden kaçırmamak için mümkün olan en yüksek dikkati gösteriyorlardı. Bu aşamada atılacak yanlış bir adım, biraz erken ya da sert bir hamle işi berbat edebilir, geceyi erken sonlandırabilirdi. Son derece dikkatli ve yavaş bir şekilde ceren’in bacaklarını okşuyor ama eteğin bittiği yere geldiğinde hemen ellerini içeri sokmak yerine milim milim yukarı sıyırıyorlar, bunu yaparken de gerilimi arttıracak fısıldaşmalarla ve iltifatlarla ceren’i uyarmaya devam ediyorlardı.

İki erkeğin, bir kadını nasıl tahrik edeceklerini bildiklerini gösteren bu okşamaları ve fısıltıları ile iyice tahrik olan ceren bir süre sonra arkaya attığı başını biraz doğrulttu ve bir eli ile harun’un diğer eli ile burakın pantalonun üzerinden erkekliklerini okşamaya başladı. Artık avlarının bir sonraki hamleye hazır olduğunu anlayan Iki erkek sözleşmiş gibi cerenin birer göğsünü paylaşıp gömleğin üstünden okşamaya başladılar.ceren gömleğinin düğmelerini çözdü, iki erkek yarım sütyenden taşan göğüslerini emmeye başladılar.

Ceren “haruncum” dedi fısıltıyla ve harun kafasını ceren’in memesinden kaldırınca uzun uzun optü onu, sonra burağa döndü “burakçım”, burakla öpüşmeye başladılar. Öpüşmediği adam boynunu memelerini öpüyor, diğerinin bıraktığı izleri sürüyordu. ceren öptüğü adamdan sıkılınca diğerine dönüyor bu sefer onu ismi ile çağırıp öpmeye başlyordu.

Burak cerenin sütyen kopçasını tek hareketle çözünce omuz askısı olmayan yarım sütyen cerenin karnına düşüverdi, cerenin dik göğüsleri artık serbest kalmıştı. iki adam kadının çıplak göğüslerini ısırıp çimdikledikçe ceren ya inliyor ya da küçük çığlıklar atıyordu. Beline toplanmış mini eteği, bütün düğmeleri açık, sıyrılmış, omuzlarını bile açıkta bırakan şeffan beyaz gömleği ve artık eteğinin saklamadığı külodu ile ceren çok savunmasız görünüyordu. Önce harun akıl etti ve ceren’in kadınlığını külodunun üzerinden okşamaya başladı, o bırakınca burak, burak bırakınca harun, ceren’in külodu bana yayın yapan ve bir kaç metredeki kameradan bile görünecek şekilde sırılsıklam olmuştu.

“yumuşacık, sırılsıklam ve sıcacık” birden cerenin amcığı şimdi nasıldır sorusuna cevap olarak kafamda kelimeler dolaştı. Ateş içindeydim ve kalbim heyecandan yerinden fırlayacak gibiydi.

Burak cerenin önüze diz çökerek ıslanmış pembe tül parçasını indirirken ceren de kalçalarını kaldırıp ona yardımcı oldu. Burak ceren’in bacakarasına eğilmeden önce çıkardığı külodu uzun uzun kokladı, cernee bakıp tam duyulmayan bir şeyler fısıldadı

“lisede .. varş bu or.s.. am..”

Ceren hafif bir doğruldu, burağa baktı

“Al işte şimdi al” diyerek burağın kafasını bacakarasına doğru bastırdı.

Şimdi burak cerenin önünde diz çökmüş , yana doğru açtığı bacaklarının arasından cerenin kadınlığının tadına bakıyordu. burağın her dil darbesinde ceren inleyerek sarsılıyor, kıvrım kıvrım kıvrılıyor, bazen küçük çığlıklar atıyordu. O sırada harun ceren’in memelerini yalamaya devam ediyor, arada memesine küçük çimdikler atıyor, oradan karnına inip okşuyor, orada tekrar memelere çıkıp okşuyor ve sıkıştırıyordu. Ceren, burağın dil darbeleri ile zaman zaman kalçalarını hafifçe kaldırıyor, harun da arkada kalan eli ile ceren’in kalçalarını ziyaret ediyordu. Bu sırada burak ceren’in kalçalarını yumuruyor, iki erkeğin eli zaman zaman cerenin kalçaları üzerinde rastlaşıyordu.

Bir süre sonra Burak ayağa kalktı, kemerini çözüp pantolonunu ve boxer’ını indirdi. İşte o zaman cerenin neden bu adamlarla görüşmeye, bu kadar istekli olduğunun birinci sebebini gördüm, burak çok uzun olmayan ama insana kola kutusu gibi dedirtecek kadar kalın erkeklik organı ve kaslı vücudu ile ayakta duruyordu. Hiç konuşmadan ve artık hazır olduğunu düşünerek, ceren’in üzerinde eğildi, kendisine korku ile karışık arzu dolu bakışlarla bakan kadının bacaklarını yukarı ve geriye doğru iyice esnetti. Ceren içine birazdan girecek sike bakıp hafif bir titreme geçirdi. Burak hiç istifini bozmadan sikini cerenin kadınlığına dayadı ve yavaş yavaş sokmaya başladı. Ceren’den “ayy yavaşş” çıktı bi belli belirsiz ama burak hiç oralı olmadan iyice kökledi, cerenden bir ohhh sesi gelince de gidip gelmeye başladı. Şimdi ceren, kanapeye yaslanmış kafası, iyice yana açılmış ve kafasına kadar geri esnemiş bacakları, sütyensiz memeleri, omuzlarından geriye atılmış gömleği ve beline kadar sıyrılmış çıkartılmayı bekleyen buruşmuş eteği ile burağın altında kıvranıyor, küçük çığlıklar atıyor, anlaşılmaz sözcükler fısıldıyordu.

Harun ayağa kalkmış koltukta burağın cereni sikmesini seyrediyordu. o da pantolonunu indirmiş bir yandan da sikini okşuyordu ve evet ceren heyecanlanmakta iki defa haklıydı, harunun siki buraktan uzun ve onunki kadar olmasa da oldukça kalındı.

Hareketleri giderek hızlanan burak daha fazla devam edemedi ve büyük bir oh çekerek bütün spermlerini ceren’e boşalttı. Birden ceren’in kondom işini hiç açmadığını farkettim. Ekranda sevgili karım hiç tanımadığım bir adamın spermleri ile doldurulmuş amcığı ile öylece duruyor, ben ise hiç bir şey yapamıyordum.

Şimdi burak ayağa kalkmış eserini seyrediyor, ceren ise tatmin olmamış ama spermle doldurulmuş kadınlığı ile hafif hafif inliyor, artık boşta kalmış elleri ile kendi karnını memelerini okşuyor, meme uçlarını bazen koparacakmış gibi sıkıştırıyor, spermle dou amcığına dokunuyor, bir yandan da dudaklarını ısırıp başını hafif hafif sağa sola sallıyordu.

Burak sıradaki arkadaşını daha fazla bekletmek istemedi ve geri bir adım atıp yerini haruna bırakırken fısıldadı “hadi ortak kolay gelsin”

Harun burağın spermleri ile dolu cerene erkekliğin dayadı, cerenin kollarını tutup geri bastırdı ve

“orospu ceren bana bak” dedi

“efendim haruncum, efendim aşkım” ceren konuşmuyor, sözcükler ağzından adeta bilinçsizce dökülüyor gibiydi.

“seni düşünerek az otuz bir çekmedim ben” dedi harun

“ben de çok parmakladım kendimi kocaman sikinin hayaliyle. Altına al ez beni” 1.60’lık incecik ceren, 1.90’lık harunun altına tek kelimeyle ezilmeye hazır, kocaman aslanın avladığı ceylan yavrusu kadar görünüyordu.

Harun’un erkekliğini amının üzerinde hisseden ceren başına gelceği hızlandırmak ve alacağı hazzı arttırabilmek için bacaklarını tekrar geriye, kafasına doğru çekip iyice yana doğru açtı. Harun biraz yüklenince siki burağın spermleri ile iyice kayganlaşmış amın içerisine dalıverdi ve cerenden bir “ayyyy” sesi duyuldu. Harun elleri ile cerenin bacaklarını iyice geriye ittirdi ve yavaş yavaş gidip gelmeye başladı.

sevgili karım şimdi de harunun altında ikiye katlanmış, çığlıklar atıyor, inliyordu.

Harun cerenin üzerinde gidip gelirken, ceren hızlı hızlı nefes alıyor, bazen kasılıyor, bu sırada harunun hareketini bile zorlaştıracak kadar harunu kendine çekiyor, bazen tırnaklarını harunun omzuna, sırtına geçiriyor, harunu tırmıklıyor bazen de ciddi ciddi yumruklar atıyordu. Harun tempoyu arttırdıkça cerenin de soluk alış verişleri ritmik bir hal almaya, çığlıkları ve hırıltıları da o ritim ile uyumlu olmaya başlamıştı. Bir yandan da haruna talimatlar yağdırıyordu

“devam et, devam, devam, devam et, daha istiyorum, sakın durma, devam, devam, devam”

Harun ceren’in tepkileri ile uyumlu gidiş gelişlerini yavaşlatıp bunlara kalçalarından çok belli olan dairesel hareketler de ekliyordu, işte o zaman ceren iyice çileden çıkıp ağza alınmadık küfürler ediyordu.

Bir yerden sonra iki aşık tamamen birbirlerinin gözlerine konsantre oldular, vücutları kasılmalarla hareketli iken gözleri sabit birbirlerini bakıyor, cerenin görebildiğim kadaryla suratı giderek kızarıyordu. Konuşmalar küfürler kesilmiş, iki beden tamamen birbirlerine odaklanmış, iki insan ama tek vücut olmuşlardı, artık ikisinin vücudunu birbirinden ayırmak olanaksızdı, nefes alışverişleri, herhangi bir kas kütlesinin kasılması, gerilmesi, kalkan bir eli diğerinin bulması, her şey ama her şey büyük bir uyum içinde gerçekleşmeye başlamıştı. hem sevişiyorlar hem de evet dans ediyorlar bile denebilrdi.

ve her ikisi birden aynı anda çığlık ata ata, hırıltılar ve bağırışlarla boşaldılar, ceren kahkaka atar gibi katılmıştı, bir iki dakika boyunca kasılmaları devam etti.

Ben ekran başında karımın bugüne kadar gördüğüm en ateşli orgazmına şahit olmanın şaşkınlığı ve heyecanı ile kendimi okşuyordum.

Sırasıyla banyoya koşan temizlenip kendini kocaman yatağa atmıştı. Şimdi üç silahşörler, ceren ortada, harun ve burak birer yanında çırılçıplak yorganı bellerine kadar çekmişler, televizyona bakıyorlardı.

“haruncum sigaramı uzatır mısın ordan” üçü de birer sigara yaktı.

“ay çocuklar ne güzel oldu böyle di mi”? dedi ceren gülerek ve yorgun, sakinleşmiş bir sesle

“evet” dedi ikisi de aynı anda

“bana bakın, ağzınızı sıkı tutun ha. Bu bizim aramızda” dedi ceren.

“valla herkesin kaybedecek şeyi var, sonuçta evli barklı insanlarız” diye ekledi.

“elbette” dedi burak. “di mi ortak”

“bize güvenebilirsin” harun kendinden emindi

“yaa güvendim bak siktiniz beni” dedi ceren gülerek.

“nası siktik peki?” dedi harun çapkınca göz kırparak

“çok heyecanlıydı, çok keyifliydi, iyi ki siktiniz”

“kocan sikebiliyor mu böyle”

Ceren kameraya bakarak “hayatım” dedi “karşılaştırma yok burda, kocamla da zevk alıyorum ama insan hem değişiklik istiyor hem de sizinkiler kutu kola gibi maşallah” eli ile yorganın üstünden iki adamın önlerine pat pat dokunurken gülüştüler

“doyamadın yani”

“doyamadım kocacım”

“bi daha sikeriz sen yeter ki iste” dedi burak. Yorganın altından hafif önü kabardığı belli oluyordu.

“ay lütfen sikin” tam bir orospu bu kadın

“itiraf etmek gerekirse, istediğini açık açık söyleyen kadın görünce şaşırıyorum” burak samimiydi

“ben çekinmem” dedi, ceren. Gülerek “ay çocuklar bi şi de itiraf edicem. O gün sizi yakaladığımdan beri koca yaraklarınız aklımda ama başka bi şey daha var”

“nedir” harun şüphelenmişti

“ben o gün baya seyretmiştim sizi” güldü

“yani geçmiş gitmiş zaman ama birbirinize dayadığınızı, birbirinizi emdiğinizi hep gördüm. Ama korkmayın kimseye anlatmadım”

“naapalım” dedi burak abazanlık işte

“okulun en popüler oğlanı burak abazandı kim inanır buna”

“Sen çok konuşmaya başladın ağzın boş durmasın bakalım” dedi burak ve yorganı açıp cerenin kafasını yarı kalkmış erkekliğine eğdi. Ceren büyük bir iştahla sikin zerine eğildi

“ay işte bu en çok merak ettiğim şeydi bunu ağzıma almakkk” diye kikirdedi, yarı kalkık siki dudaklarında gezdiriyordu hayranlıkla.

Bu sırada harun cerenin yatağın süstünde kendisine sırtını dönerek eğilmesinden fırsat eliyle arkadan cerenin amcığı ile oynamaya, sonra da kafasını ceren’in bacaklarının arasında sokacak şekilde yatarak cereni yalamaya başladı. Ceren burağı emerken harun da cereni yalıyor ve bir yandan da kalkmış sikini okşuyordu.

bu üç aşık birbirlerini bedenlerinin bir sonraki birleşmesine hazırlıyorlardı.

Tam o sırada görüntü gitti.

“Kahretsin” dedim içimden, “şarj bitti herhalde”.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32